21/10/2006 - Amerikan ve Türkçe Replikler |
amerikan: hey dostum burda bir problem mi var ? turk: noluyo lan burda ?
amerikan: nasil gidiyor mike turk: nabiyon lan
amerikan: korkarim seni oldurecegim turk: salavat getir lan
amerikan: hey steve , neden kendine bir icki koymuyosun turk: la suleyman , kap iki bira gel bakim hemen
amerikan: lanet olsun sana christine ! turk: allah belani versin nurcan !
amerikan: tanri askina brad kes sesini artik. turk: allahim sabir ver, sus lan yeter
amerikan: help me please.. turk: baksana lan !!
amerikan: ne derler bilirsin jack , hayat beklenmedik suprizlerle doludur turk: valla oglum bi soz var hani , kaderde varsa duzulmek neye yarar uzulmek
amerikan 1 : dante nin bu kitabini okudun mu micheal amerikan 2 : aaa evet , gercekten edebi degeri olan bir calisma
turk 1 : abi da vinci sifresini okudum super turk 2 : lan birak ! iyice entel dantel oldun basimiza
amerikan: hey jery gel pizza ye dostum.. turk: jery gel lan buraya mis gibi menemen yaptik
amerikan: fbi.. bir kac soru sorabilirmiyim? turk: polisim ben nerdeydin lan dun esek?
amerikan: (ses cikarmadan el i$aretiyle) sen oraya sen buraya sessiz olun turk: daliyoruz haydaaaaaaaaa !!!
|
| • 1 Kişinin Parmakları Çalıştı. • Hadi! Parmaklarınız Çalışsın..! • Bağlantı |
21/10/2006 - çok ilginç.... |
*Adnan Kahveci- Eski Maliye Bakani. Dedi ki;
"Bizim bagimsiz olmamiz için Amerika ve IMF'den kurtulmamiz lazim.."
2 gun sonra trafik kazasinda öldü.
*Bedri İnce Tahtaci- Saadet partisi gaziantep milletvekili. Dedi ki;
"Amerika en buyuk engeldir bu ulkeye; istedigini bas bakan yapar , istedigini cumhurbaskani yapar"
5 gun sonra Antep'e giderken trafik kazasinda öldü..!
*Turgut Özal- Cumhurbaskani. Dedi ki;
"Musul ve Kerkuk bizimdir alacagiz" 10 gun sonra öldü..!
*Esref Bitlis- Jandarma Komutani. Dedi ki;
"Amerika'nin Incirlik'ten kalkan uçaklari pkk'ya yardim atiyor"
4 gun sonra -eksi 60 dereceye kadar dayanikli olan helikopter ile Siirte giderken helikopteri dustu ve oldu..! (Kaza nedeni helipkopter motorlarin buzlanmasi! Oysa Siirt'te o esnada hava soguklugu -11 idi)
*Recep Yazicioglu- Denizli Valisi. Denizli'de kanun çikardi;
"Artik bundan sonra cafe ve benzeri yerler Ingilizce isim kullanmayacak, yani cafe degil kahve yazilacak" dedi vee..
1 hafta sonra Ankara'ya giderken trafik kazasinda oldu..!
* TBMM - 1 mart tezkeresine red oyu verdi. 3 gun sonra Istanbulun göbeginde bombalar patladi.
Kac kisi oldu..!
|
| • yok Kişinin Parmakları Çalıştı. • Hadi! Parmaklarınız Çalışsın..! • Bağlantı |
29/9/2006 - Yankı |
Küçük kız babası ile ormanda yürüyüş yaparken, ayağı takılıp yere düşüyor. Can acısıyla "Ahhh" diye bağırınca ilerideki dağın tepesinden "Ahhh" diye bir ses duyuyor ve küçük kız , dağın tepesinde başka birinin olduğunu sanıp bu kez de "SEN KIMSIN?" diye bağırıyor. Aldığı yanıt "SEN KIMSIN" oluyor. Küçük kız bu yanıta iyice sinirlenip "SEN BIR KORKAKSIN, NEDEN SAKLANIYORSUN?" diye haykırıyor. Dağdan gelen ses"SEN BİR KORKAKSIN..." diye cevap veriyor.
Sonunda babasına soruyor "BABA NE OLUYOR BÖYLE?" "DINLE VE ÖĞREN" diyor adam, bu kez kendisi dağa doğru "SANA HAYRANIM" diye bağırıyor. Gelen cevap "SANA HAYRANIM" oluyor. Baba tekrar bağırıyor, "SEN MUHTEŞEMSİN" gelen cevap "SEN MUHTEŞEMSİN. Küçük kız çok şaşırıyor ama halen ne olduğunu anlayamıyor.
Adam, küçük kızına hayatın sırrını anlatmaya başlıyor. "Buna "YANKI" denir. Ama aslında bu "YAŞAM"dır. Yaşam daima sana, senin verdiklerini geri verir. Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev. Daha fazla şevkat istediğinde, daha şevkatli ol. Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan sen de daha sabırlı olmayı öğren. Çünkü yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın aynadan bir yansımasıdır. Hayat sana ancak, senin ona verdiklerini geri verir, bunu unutma! |
| • 2 Kişinin Parmakları Çalıştı. • Hadi! Parmaklarınız Çalışsın..! • Bağlantı |
22/9/2006 - Bir avuç insan kaldık şu dünyada |
Hayvanların bitkilerin sayısı ne kadar da arttı. "Nerede kaldı o eski..." diye başlayan cümleler artalı gülmeyi bile unuttu insanlar. Kendilerini insan yapan, özlerini unuttular.
Neyin insanca olacağını, nasıl davranacağını, neyin doğru olduğunu unuttu...
Bunca unutulmuşluk arasında bir de sevmeyi unuttu insanlar. En akıllı memeli hayvanlar ailesine giriyorken şimdi iyice bitkilere yanaşmışız aslında, farkında değiliz. Sevdiğimiz zaman adam gibi sevemiyoruz artık...
Bir mendile sildiğimiz gözyaşları bile gerçek değil. Gerçek nedir diye düşündüğümüzde bile zorlanıyoruz cevaplamaya. Sevgilerin pazarlandığı bir dünyada sevgi tüccarı olduk çıktık hepimiz. Ne bir şarkıda ağlayabiliyoruz, ne bir kadehte hüzünlenebiliyoruz, ne de sarılıp paylaşabiliyoruz sıkıntılarımızı.
Onca senelik aşkımız bile sadece bir kaç kelimeden ibaret artık. Sarılmayı, ağlamayı, gülmeyi unuttuğumuz bir dünya da hayvan nüfusunu artırıyoruz...
Atalarımızın kemikleri sızlarken mezarlarında biz çalışmak yerine uyumayı tercih ediyoruz. Uykudan uyandığımızda ise atom bombaları inşa ediyoruz...
Ölü gibi yaşıyoruz. Ne içtiğimizden tat alıyoruz ne yediğimizden ne de hayatımızdan...
Canlı olabildiğimiz tek şey dünyanın dört bir yanında rol aldığımız canlı bombalar... Artık evcilik oynamıyor canlı bombacılıkla vakit geçiriyoruz...
Çocuklarımız bizden saklambacı, körebeyi değil tabancacılığı askerciliği polisciliği öğreniyor. Ne öğrettiğimizin farkında bile olmadan övünebiliyoruz mahalle kahvelerinde.
Okuyandan çok sahtekarı seviyoruz. Öğretmenden çok karaborsacı itibar görüyor toplumda. Kim faydalı bir iş yapmaya çalışsa o kadar değersizleşiyor. İleride robotların esiri olacağımızı gösteren filmler çekilirken, biz asırlar önce yarattığımız adına para denen kölemizin kölesi olmuşuz şimdi, farkında değiliz. Para bizi "Para"mparçalıyor göz yumuyoruz...
Dertlerimizi yakınlarımızla paylaşmak varken bir kadehte buluyoruz teselliyi. "İçmek bahane amaç muhabbet" diyebildiğimiz yıllar çok geride kaldı. Birlikte olmaktan çok yalnızlığı tercih ediyoruz. Tek dostumuz kadahtir deyip sürekli ona fısıldıyoruz dertlerimizi. Daha sonra derman bulamayınca fırlatıp yere atıyoruz. Yani tek dostumuzu da sırtından vurabiliyoruz...
Aşkımız sadece üç günlük bir heyecana indirgenmişken nefretimiz bir ömür boyu sürüyor. Aynı yastığa baş koyduğumuz eşlerimizi bile bir kalemde silip atabiliyoruz. Her şey pamuk ipliğine bağlıyken biz hayatımızın da bağlı olduğu ipliği sürekli kemiriyoruz.
Artık kapısına kilit vurduğumuz o kadar duygumuz var ki. Sandıklarda saklıyoruz eski sevgilerimizi. Çıkarıp salıvermektense onları "nerede o eski günler" deyip yad etmeyi tecrübe sayıyoruz. Gururumuzu ayaklar altına almaktansa sevdiğimiz birçok şeyi atıyoruz kamyonun altına. Ezilmesi yüreğimizi burksa da onu da saklamayı biliyoruz...
Sevgilerimizin, sevdiklerimizin, aşklarımızın, gözyaşlarımızın katiliyiz hepimiz. İşlediğimiz suçu bilmeden sürekli içimizdeki temiz duyguları öldürüyoruz. Doğduğumuzda içimizde barınan saflıklar bir çöp kutusunun kenarında birer leş şimdi. Sevdiklerimiz yüreğimizde müebbet hapis... Aşklarımız idam edilmiş, sevgi ise intahar etmiş dayanamayıp...
Neydi bizi bunca körelten. Her daim aşkı sevgiyi yaşamak varken dünyada bu sahte göz parıltısıda ne gözümüze yerleşen. Artık kahkahalarımız dudağımızın kenarında bir tebessüm sadece...
Bir avuç insan kaldık şu dünyada...
Bir avuç sevgimiz kaldı.
Ne yazık... |
| • yok Kişinin Parmakları Çalıştı. • Hadi! Parmaklarınız Çalışsın..! • Bağlantı |
22/9/2006 - Pkk' lıların Mağaraya not ettikleri yazılar |
MAGARADAKI YAZI SOYLE
Eger bir asker sizi gordugu zaman durmadan ates ediyorsa bilin ki o acemidir kursununun bitmesini bekleyin, bittigi zaman gidin kafasina sıkın.
Eger sadece sizi gordugu zaman ates ediyor saklandiginiz zaman duruyorsa o bir komandodur, kacin ve caninizi kurtarin.
Eger sizi gordugu zaman ortadan kaybolmussa ve etraf sessizse bilin ki o bordo berelidir, o sizi bulur. |
| • 1 Kişinin Parmakları Çalıştı. • Hadi! Parmaklarınız Çalışsın..! • Bağlantı |
22/9/2006 - Tıpta İlerleme |
M. Ö. 2000..... Al bu otu ye. M. S. 1000...... O ot kötü, gel bu duayı oku. M. S. 1250...... O dua batıl inanç, al bu iksiri iç. M. S. 1500...... O iksirin ne faydası var, al bu hapı yut. M. S. 1750...... O hap etkisiz, al bu antibiyotiği iç. M. S. 2000...... O antibiyotik kimyasal, al bu otu ye |
| • yok Kişinin Parmakları Çalıştı. • Hadi! Parmaklarınız Çalışsın..! • Bağlantı |
22/9/2006 - Ders: Osmanlıca Konu: Bilgisayar terimlerinin Osmanlıca karşıl |
görev çubugu : degnek-ül vazife çift tiklama : tikirt-ül tekerrür administrator : sahip-ul edevat flash disk : edevat-ül yumusak hard disk : edevat-ül civanmert anti spyware : müdafa-ül hafiye mouse : zindik faresi klavye : taht-ul hurufat power supply : kuvvet macunu my documents : sanduka- i evrak internet : allame-i ulul arz google : kasif-ul ali google earth : seyr-ül arz, kesif-ul arz denetim masası : sehpa-i saltanat cd-rom : pervane-ül hâfiza ekran : perde-ül temasa kasa : kaide enter : duhul virus : deyyus antivirüs : akinci msn : elçi hacker : deyyus-ül-ekber hata raporu : malumat-ül kabahat mail server : divan-ül mektubat chat : muhabbet ül zabıy ctrl alt del : zeamet-i has timar |
| • yok Kişinin Parmakları Çalıştı. • Hadi! Parmaklarınız Çalışsın..! • Bağlantı |
30/7/2006 - Dost musun? |
dost musun? Öyleyse canın canımdır... Aynan olmalıyım... Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi... Hem sakınmadan, mertçe... Hani bilirsin, esirgemem lâfımı, Ne şekil gelirse, öylece... Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama, Seni de dupduru isterim karşımda... Dostsan, Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden! Arkamdan şikayetlenme! Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme! Lâf değil, icraat beklerim senden! Öyle bak ki, hislerini görebileyim... Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim... Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı! Dil dönerken söylenmeli her şey... Kulak duyarken anlatılmalı... Göz bakarken bakmalıyım sana... Can sağ iken sarılmalı... Keşkelere meydan vermemeli hayatım, Pişmanlıklarla yoğrulmamalı.... Hayır! Dirime selâm vermeyen, Ölüme de fazla yaklaşmasın! Dostsan, ölmemi bekleme! Haklıysam, yaşarken savun beni! Yaşarken yanımda ol! İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan! Ve inanmamışsan, sakın rol yapma! Her söylediğimi onaylaman şart değil... Her yaptığımı beğenmen de gerekmez... Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma! Yadırgayabilirsin beni, Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma... Kandırmanı aslâ kabul edemem! Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama, Beni, bana sormadan yargılama! Her yediğimiz aynı olmaz belki, Her dakikamız birlikte geçmez... Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de, Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım... Belki her çağırdığında gelemem fakat, Derdine ortak ararsan, koşarım... Ben de herkes gibi insanım elbet, Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok! Senin işin bu değil! Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında... Dostsan, Küçümsemeden, küfretmeden, Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma... Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme, sana özel bir limanım, ama... Yorulduğum zamanlarda, Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına... Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim Ve bir deli kadar art niyetsiz... Uğruna seve seve hesabı şaşırırım... Görmezden gelebilirim yanlışlarını... Başkaları enayilik sayabilir, Başkaları akılsızlığıma yorabilir, Bunları dert bile etmem, ama, Sen, aslında aptal olmadığımı, Her an, tekrar tekrar hatırla! Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma! Seviyorsan, cimrilik etme, söyle! Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla, Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum! Neyse, o olmalı insan... Kendisi olmaktan korkmamalı! Kendisi olmaktan kaçmamalı! Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama, Ben olduğum için bırakırsan beni, Yas da tutmam arkandan! Bedel mi? Ödemeyeceksen çıkma yola! İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin... Kendince küser barışır, kendi kendini yersin! Dostsan, mevsimince yağ... Kışsan kar ol, güzsen yağmur... Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem, Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama, Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma... Belki de çok geldi bunca talep... Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma... Sana fazla geldiğim ilk anda, Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin... Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden... Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama, Gitmeye davranırsam bir gün, Sen de karşımda set olma! Dost musun? Öyleyse, canın canımdır, Yoluna baş koymaya hazırım ya, Başını da yollarımda isterim, unutma! |
| • yok Kişinin Parmakları Çalıştı. • Hadi! Parmaklarınız Çalışsın..! • Bağlantı |
|
Hakkımda
BEN, kimsesiz seyyahı, meçhuller caddesinin...BEN, yankısından kaçan çocuk kendi sesinin...
Arkadaşlarım
• mag0323 • esin • blogcuk • vatanim • konjenital • foreverdream • candostkardelen • armine • ustad • semasema • zehra50
|